Doğanın yasası

...Dövüş adilce başladı ama öyle bitmedi. Kavganın nasıl sonuçlanacağını kimse kestiremezdi, çünkü üçüncü kurt da yaşlı kurda katılmış, genç liderle yaşlı lider, üç yaşındaki hırslı kurda saldırıp onu öldürmek üzere işbirliği yapmışlardı. Daha dün üçü yol arkadaşı olsalar da, şimdi iki lider üç yaşındaki kurda iki yandan acımasızca saldırıyorlardı. Birlikte av izi sürdükleri günler, avladıkları vahşi hayvanlar, çektikleri açlık unutulmuştu. Bunlar geçmişte kalmıştı artık. Şimdi ilgilendikleri şey, yiyecek bulmaktan çok daha ciddi, çok daha önemli bir sorundu.
Bu sırada, bütün bu kavganın kaynağı ve ödülü olan dişi kurt da oturmuş bekliyordu. Hoşnut bir halde olan biteni izliyordu. Bu onun pek de sık tekrarlanmayan zafer günüydü; ona sahip olabilmek için rakiplerin birbirine karşı direndiği gündü bu; dişler çarpışıyor, yumuşak et üstünde yaralar açıyordu. Böylece üç yaşındaki kurt, belki de hayatında ilk kez giriştiği bu aşk macerası yüzünden canından oldu. Rakipleri, onun cansız bedeninin iki yanında dimdik duruyordu. Karların içinde hoşnutlukla oturmuş onları izleyen dişi kurda bakıyorlardı. Ama yaşlı kurt, dövüşte olduğu kadar aşkta da ustaydı ve kurnazdı. Genç kurt omzundaki yarayı yalamak için döndüğünde, boynu rakibine dönüktü. Yaşlı kurt tek gözüyle bu fırsatı yakaladı. Süzülürcesine atlayıp dişlerini rakibinin gırtlağına geçirdi. Uzun ve derin bir yara açmış, dişlerini rakibinin etine, boynundaki atardamarı parçalayacak şekilde geçirmişti. Sonra sıçrayarak uzaklaştı.
Genç lider korkunç bir şekilde hırladı, ama hırlaması kısa sürede kesik bir öksürüğe dönüştü. Bir yandan kan kaybederken, öksürerek, çoktan yenildiği rakibinin, yaşlı kurdun üzerine atıldı ve yaşam onu tamamen terk edip bedeni tükeninceye, gözlerine karanlık ininceye kadar dövüştü.
Bütün bunlar olurken dişi kurt oturmuş, hoşnutlukla olanları izliyordu. Dövüşten memnundu; bu vahşi doğanın aşk yasası, doğadaki aşk trajesiydi; sadece ölenler için trajedi; sağ kalanlar içinse zaferin ta kendisi, bir başarıydı.
Genç lider karların içine yığılık bir daha da kıpırdamayınca, Tek Göz dişi kurda yaklaştı. Adımlarında hem zafer, hem dikkat havası vardı. Ters bir tepki beklediği belliydi, dişinin öfkeyle dişlerini göstermemesine de çok şaşırdı. Dişi Kurt ona ilk kez sevecen bir tavırla yaklaşmıştı. Onunla koklaştı, tıpkı bir köpek gibi etrafta hoplayıp zıplayarak onunla oynaşmaya bile tenezzül etti.

Kn: Beyaz Diş -Jack London

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vücut Geliştirme Hareketleri: göstermeli anlatım

McDonald's ın vizyonu

Osmanlı tarihi, toplum ve ekonomi üzerine