Nietsche ve bir yorum


" En önemli kavramları erken bir yaşta yakalamasına rağmen bunları geliştirecek görüşler geliştirememesi ne garip! Hepimiz gibi o da "istikbali parlak bir delikanlı" 'imiş, ama bu istikbalin gerçek anlamını hiç anlayamamış. Asıl görevinin doğayı kusursuzlaştırmak; kendisinin, kültürünün, ailesinin, şehvetinin, kaba hayvansı doğasının üzerine çıkabilmek olduğunu kim ise, ne ise o olması gerektiğini anlamamış. Büyüyememiş, üzerindeki deriyi çıkartıp, atamamış. İstikbali yalnış anlayıp maddi ve mesleki hedeflere saplanıp kalmış. " (Nietsche ağladığında J.Breuer hakkında yazdığı bir yazı...)

Yorum: İçinden gelen "KENDİN OL" sesine kulak ver. Zaman üç olgusu ile -geçmiş, şimdiki ve gelecek- hayatımızdadır. Hayatlarımızı zamanın sonsuz çarkı içinde betimleriz. Zamanın içinde hapis kalmaktan gurur duyarız. "3 yıldır bununla uğraştım, 40 senelik öğretmenim, 25 senedir burada bu işin üstadıyım... vs" (içimizdeki hayatı bir yere demirleme isteğinin bu psikolojide yeri büyüktür.) Hatta bilinçli olarak yaşadığımız süreci zamanla ölçeriz. Zaman bize şah damarımız kadar yakın olmasına rağmen, evren tiyatrosunda çiğnediğimiz şekersiz cikletin dahil hesabını tutan, veresiye 3kuruş vermeyen cimri ve sevimsiz bir bakkaldır.
Zaman arzularıyla bizi yönetir. Oysa bizde bunu engelleyebilecek vasıflar mevcuttur. Insan gerçekten gerçekliğine sahip olmak istiyorsa, zihnindeki kişiye ulaşma amacıyla durmaksızın çaba harcamalıdır. Bu yolda dostları iradesi ve konsantrasyonudur. İrade zorluklara göğüs germemizi ve onlara başa çıkmamızı sağlar. Kişi kendi iradesini konrol ederek eylemlerini mükemmelleştirmeye(zihinsel-kendi mükemmeli-) başlar. İradenin zevkine varan kişinin gücü çığ gibi artarak büyür. Bir süre sonra zaman kişinin kölesi konumunda ona hizmet etmeye başlar.
Diğer yandan, konsantrasyon ise işini yaratıcı/yaratan sıfatıyla yapmanı sağlar. Elindeki meşalendir. Önünü -geleceğini- çabalarının nereye doğru gittiğini gösterir. Seni aydınlatır. Emeklerini bilginle çarpar. Ve sen bilgiyi tükettikçe, şimdiki zamanın önünde ilerlemeye başlarsın.
Dehalar konsantrasyonlarını çok iyi kullanırlar. İradeleriyle zamanlarının hakimidirler. Yılmadan çabalar ve sonunda sonuca ulaşırlar. Aslında, hepimizde tüm kapıları açan o anahtar vardır. Çoğumuz bunu önemsemeyiz, ancak dehalar önemser ve içselleştirir.

Anahtar:
"Zaman ile konsantrasyonun evliliğinden deha doğar."
Bahçemize açılan kapı:
"Mücadele eden insan her zaman kazanamaz,
fakat kazanan insan her zaman mücadele edendir."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Osmanlı tarihi, toplum ve ekonomi üzerine

Vücut Geliştirme Hareketleri: göstermeli anlatım

McDonald's ın vizyonu