13 Eylül 2011 Salı

Eleman Seçiminde Jack Welch'in Bakışı





"Kazanma olayında hiçbir şey, sahadaki "doğru insan" dan daha önemli değildir. Dünyanın en akıllı stratejileri, en gelişmiş teknolojileri bunları uygulamaya koyacak insan olmadan hiçbir işe yaramaz." Bu sözler Jack Welch’in "Kazanma" (Winning) adlı kitabından. Bilmeyenler için söyleyeyim; Jack Welch, General Electric (GE) firmasının ünlü yöneticisi idi. Bu kitabında Welch, yöneticilik deneyimlerini paylaşıyor.
Jack Welch, başarısını kanıtlamış birisi. Onun zamanında GE altın devrini yaşadı. İnsan kaynağına ve insan kaynağı yönetimine verdiği önem de herkesçe bilinir. Bu nedenle sözlerine kulak vermek gerekir. Jack Welch’in kitabındaki eleman seçimi bölümünden bir kesit aldım. Welch, "Eleman seçerken neler önemlidir?" sorunun cevabı için üç süzgeç veriyor.


Süzgeç-1: Turnusol kağıdı
Elemede birinci süzgeç olarak, olmazsa olmaz, üç özelliğe bakılmalı diyor Welch. Bunlar: Doğruluk ve dürüstlük, zeka, ve olgunluk...
Doğruluk ve dürüstlük
"Böyle kişiler her zaman doğruyu söylerler ve sözlerini tutarlar. Geçmişteki eylemlerinde sorumluluk üstlenirler, yanlışlarını kabul ederler ve düzeltirler. Ülkelerinin, sektörlerinin ve şirketlerinin yasa ve yönetmeliklerini bilirler; kurallara uyarlar. Oyunu kurallarına göre oynayarak kazanmasını bilirler."
İlişkide olduğumuz kişilerin doğru ve dürüst olmasını bekleriz. İş yaptığımız firmaların doğru ve dürüst olmasını isteriz. Kimse, doğruyu söylemeyen, çürük mal satan, sözünde durmayan bir firma ile çalışmak istemez. Peki firmayı kimler oluşturur? İnsanlar. O zaman her şeyden önce firmada çalışan insanların doğru ve dürüst olması gerekir. İşe alacağımız kimselerin doğru ve dürüst
olup olmadıklarını nasıl değerlendiririz? İnsanları nasıl seçeriz? Doğruluk ve dürüstlük karakteri sabit boya gibidir, kolayına değişmez. Kişilerin geçmişleri onların bu karakteri hakkında fikir verir.
Zeka
"Bu karmaşık dünyada, zeki insanlarla çalışmak ve onları yönetebilmek için kişinin belli seviyede bilgi ve yüksek dozda meraka sahip olması gerekir. Bazen insanlar zeka ile eğitimi birbirine karıştırıyorlar. Zeki insanların ille de tanınmış belli okullardan mezunu olması gerekmiyor."
Zor ve karmaşık bir dünyada yaşıyoruz. Karşılaştığımız sorunlar çok yönlü ve zor sorunlar. Böyle bir dünya ile baş edebilmek için donanımlı olmak gerekiyor. Dünyayı algılayabilmek ve ona tepki gösterebilmek için belli seviyede bir zekaya ve bilgi birikimine ihtiyaç var. Bu seviyeye erişebilmek için de Welch’in çok haklı olarak işaret ettiği, merak sahibi olmak gerekiyor. Bilgi küplerinizi
doldurmak için merak şarttır. Çok iyi okulları bitiren birisi, eğer meraklı değilse sadece okulda öğretilenle kalabilir. Halbuki çevremiz öğrenilecek, keşfedilecek nice gizemlerle doludur.
Olgunluk
"Olgunluğun yaşla çok ilgisi yoktur. Genç insanlar olgun olabileceği gibi, yaşlı insanlar arasında hâlâ olgunluğa erişememiş kişilere de rastlamak mümkündür. Olgunluk testi belli için belli göstergelere bakılabilir. Örneğin, kişi stresi ve yenilgileri kaldırabilmelidir. Buna karşılık, başarıları da alçakgönüllülükle karşılayabilmelidir. Olgun insanlar, başkalarının duygularına saygı gösterebilir; kendilerine güvenirler, ama küstah değillerdir."
Şirketler, çocuk bahçesi değildir. Çünkü şirketler piyasa denen kurtlar sofrasında savaş verirler. Bu kurtlar sofrasında savaşırken çok zorlu sorunlarla karşılaşırsınız. Bu nedenle, bu arenada savaş verecek cengaverlerin belli bir olgunluk seviyesine erişmiş olması gerekir. Olgun insan, ruhsal dünyası dengeli, kişiliği oturmuş kişi demektir. Bir sorunla karşılaştığında tırsan, çocuk gibi
içine kapanan kişilerle konuşmak istemezsiniz.
Olgunlaşmamanın bir başka göstergesi de şımarmaktır. Çocuklar şımarır. Bir başarı karşısında şımaran, olgunlukla davranmayan kişi çevresindekileri rahatsız eder.


Süzgeç-2: 4+1 çerçevesi
"Bu çerçeveyi oluşturmak benim yıllarımı aldı. Şüphesiz başkalarının da değişik çerçeveleri olabilir. Ancak kazanan bir takım oluşturmakta bu çerçevenin çok etkili olduğunu gördüm."
1- Pozitif enerji
"Pozitif enerji sahibi kişiler dışa dönüktür ve iyimserdir. Kolayca iletişim kurarlar ve arkadaş olurlar. Günü bir coşku ile başlatırlar ve öyle de bitirirler. Kolayına yorulmazlar. Çok
çalışmaktan şikayet etmezler, çalışmayı severler.  Yaşamayı severler."
Şimdi soralım: Siz patron olsanız, böyle bir insanla mı çalışmak istersiniz?
Yoksa, sürekli şikayet eden, yolun ortasında pili tükenen, geçimsiz birisi ile mi?
2- Başkalarına enerji vermek
"Başkalarına enerji veren kişiler onlara ilham verir. Onları harekete geçirerek bazen imkansızı gerçekleştirir. İnsanlara ilham verme yetisi sadece şatafatlı konuşma yapmak değildir.
Bunun için engin bilgi ve ikna yeteneği gereklidir"
Şirketlerdeki çalışmayı, bir hedefe gemi yolculuğuna benzetebiliriz. Geminin yola koyulması, yolda kalan, ya da fırtınada karaya oturan geminin kurtarılması tek kişinin yapacağı
iş değildir. İnsanları harekete geçirmek, hareketlendirmek önemli bir özelliktir. Bunu yapabilmesi için de kişinin çevresindekileri de harekete geçirebilmesi, onlara pozitif enerji verebilmesi gerekir.
3-Kararları zamanında alabilmek
"Hayatta çok az şey siyah beyazdır. Olaylarda geniş bir gri alan vardır. Bir soruna bakıldığında çok çeşitli alternatifler bulunabilir. Ancak etkin insanlar analiz yapmayı keserek eyleme geçme zamanını bilirler. Hatta çoğu kez tüm enformasyon olmadan da karar verebilirler."
İş dünyasında nehir hızlı akar. Vereceğiniz kararlar bu akışa uymak zorundadır. Önünüzden geçen balığı vereceğiniz kararla ya avlarsınız, ya da avlayamazsınız. Ya da nehirde sürüklenirken şelaleye düşmeden bir ağaç dalına ya tutunur ya da tutunamazsınız. Bütün bunlar vereceğiniz kararın doğru zamanlamasına bağlıdır.
4- İş bitirici olmak
"Uzun süre insanları ilk üç özellikle değerlendirdik. Bir gün insan kaynaklarından sorumlu Bill Conaty dedi ki "Evet bu üç özelliğe göre bunlar potansiyeli olan tipler. Ancak bazılarının sonuçları berbat." İşte o zaman değerlendirmemizde bir şeyin eksik olduğunu anladık."
Bir yarışta kim alkışlanır? İpi göğüsleyen. Çarkın dönmesi için hedeflerin alınıp işlerin bitirilmiş olması gerekir. Hiç birimiz hizmet aldığımız bir yerde hizmet verenin potansiyeli ile ilgilenmeyiz. Müşteri için önemli olan, işin istediği biçimde bitirilmiş olmasıdır. Ancak o zaman müşterimiz, müşterimiz olmaya devam eder ve çark döner. Bu nedenle elemanın iş bitirici özelliğinin olması
önemlidir.
5- Tutku
"Eğer aday yukarıdaki dört özelliğe sahipse, bakacağınız beşinci boyut tutkudur. Tutku, iş için yürekten gelen, yoğun heyecandır. İşin ilginç yanı, tutkulu kişiler sadece iş için değil her konuda heyecan taşırlar; damarlarında yaşam suyu dolaşır."
Rekabetin çok yoğun olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyada yaşamak için herkes her yaptığını mükemmel yapmak, farklı yapmak zorundadır. Bu farkı yaratmak için de kişinin sadece yetenekli olması, yetkin olması yetmiyor. Yapılan işe sevgi katması gerekiyor. Bu sevgi tutku boyutunda olmalı ki, ses getirecek farkı yaratabilsin.


Süzgeç-3: Yükseklere seçim
"Tanıtılan ilk iki süzgeçle bir organizasyonun her fonksiyonu ve hemen hemen her pozisyonu için eleman seçebilirsiniz. Ama söz konusu pozisyon bir organizasyonun tepe noktası içinse, bir üçüncü süzgeci de eklemek gerekir."
1-Gerçek, yapmacıksız
"Eğer bir kişi kim olduğunun farkında değilse ve özgüvenden yoksunsa zor kararları alamaz, inandıklarının arkasında duramaz. Gerçek ve yapmacıksız olmak, lideri sevilen ve inanılan birisi yapar. Bu özellik, kişilere duygusal anlamda ulaşmakta yardımcı olur. Gerçek, yapmacıksız insanlar kişileri etkiler, onların yüreğine dokunur."
Boşuna dememiş Mevlana "Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol". Yönetici pozisyonundaki kişiler için bu özellik daha bir önemlidir. Çünkü kişi tepelerdedir ve herkesin gözü ondadır. Eğer bu tepedeki kişi rol kesiyorsa, kendini değil de başkasını oynuyorsa saygınlık kazanamaz. Kişiler, gerçek, yapmacıksız insanları kendilerine yakın bulur ve izlerler.
2- Tepenin arkasındakini görebilme yetisi
"Her liderin bir vizyonu olmalı, geleceği görebilmelidir. Ancak iyi liderlerin bunun ötesinde yetileri olmalıdır; çok radikal değişiklikleri görebilmelidir. Bu, altıncı his diyebileceğimiz, bir biçimde pazardaki değişiklikleri sezebilme ve rakiplerin hareketlerini önceden kestirebilme yeteneğidir."
Herkesin görebildiğini, kestirebildiğini görmek marifet değildir. Farkı yaratacak,bunun ötesini görebilmektir. Bu, falcılık değildir; çevreyi çok iyi gözleyebilme, olaylar arasında ilişki kurabilmek ve bundan sonuçlar çıkarabilmek yetisidir. O zaman kafanızda kurduğunuz modelin bir değişkeninde meydana gelecek bir değişimin neler doğurabileceğini kestirebilirsiniz. Bu zihin modeliniz ne kadar gelişmişse tahminleriniz o kadar doğru olur. Tıpkı gelişen teknoloji ile hava tahmin raporlarındaki isabetliliğin artması gibi.
3- Kendisinden daha yetkin kişileri çevresinde toplayabilme cesareti
"İyi lider, takım kurarken öylesine cesaretli olmalıdır ki, onlarla aynı odada bulunduğunda zaman zaman "bu odadaki en aptal benim galiba" diye düşünebilmelidir."
Meşhur atasözünü hatırlayalım. "Alet işler, el övünür" derler. Organizasyon oyununda bunu "Elemanlar çalışır, yönetici övünür" diye uyarlayabiliriz. İşte iyi lider, çevresine kendisinden daha akıllı insanları toplayabilirse daha çok övünür. Bir orkestra şefi o orkestradaki tüm müzik aletlerini çalabilir. Ancak orkestraya alacağı her eleman o enstrümanı kendisinden daha iyi çalarsa ortaya daha güzel müzik çıkar. Ama bu tabi ki bir cesaret işidir. Koltuğundan korkmayan, kendinden emin, özgüven sahibi kişiler bunu yapabilir.
4- Yüksek direnç
"Bir yere yeni bir lider ararken hep daha önceden zor deneyimler yaşamışları tercih ederim. Hele hele başına iş gelmiş, yerle bir olmuş, sonra yeniden ayağa kalkarak koşmuş kişiler daha çok hoşuma gider."
İş dünyası fırtınalarla doludur. Burada yelken açacak kaptanın ruhen dayanıklı olması gerekir. İyi lider, zor zamanlarda belli olur. Eğer bir kaptan fırtınalar atlatmışsa, direnci artar; daha güçlü fırtınalara hazırdır demektir.


Sonuç
Başarının altında hep insanların imzası vardır.
Başarılı bir insan kaynaklarının olması için de işin başlangıcında doğru seçim yapmak gerekir.




kaynak: Dr. Uğur Tandoğan Not Defteri, Dünya gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder