Birey olabilmek


Birey olabilme kavramı daha çok avrupa insanının başarabildiği, avrupa kültürü, aile yapısı ve toplum ile doğrudan alakalıdır. Ana baba, usta, hoca iletişim hiyerarşisinin daha üstte durduğu toplumlar kendi karakterlerini topluma aitmiş gibi hisseder. Örneğin, Osmanlı minyatür sanatını icra eden üstatlar yaptıkları çalışmalara imzalarını atmazlar. Ustalarına ve sanata bir terbiyesizlik olarak görürler. Farklı ve daha genel bir örnek vermek gerekirse, yavrumuzun bir koltuğa çıkmaya çabaladığını gördüğümüzde hemen elimizle destek oluruz. Başarılı olması onu geliştirecektir, fakat hayata geldiği andan itibaren onun bir birey olduğunu unutmamalıyız. Ona doğrusunu göstermeli gücü tükendiğinde ufak bir destek ile kendisinin başarmasını sağlamalıyız. Günümüzde de birey olmuş (çalışma hayatına atılmış ya da genel anlamda çocukluk çağını geçip belirli sorumluluklara sahip olan kişiler ana-baba iletişiminin üstün olduğu sosyal çevrelerinde bireysel özelliklerini geliştirememektedirler. Bu sebeple kendi hayatlarını gerçek anlamda kendilerininmiş gibi yaşayamazlar.). Dolayısıyla kişi yapacağı hatalardan ve onlardan alacağı derslerden adeta muaf tutulur. Şüphesiz bu her kişinin birey olma yolunda alması gereken bir derstir. Kişileri güçlü iletişime sahip, haklarını koruyan, ulusal değerlere sahip çıkan bireyler haline getirir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vücut Geliştirme Hareketleri: göstermeli anlatım

McDonald's ın vizyonu

Osmanlı tarihi, toplum ve ekonomi üzerine