Audrey Hepburn'ün Güzellik Sırları
Tanrı vergisi güzelliğiyle anılmak hoşuna gidiyordu. Ama tercihi güzellikten çok zek â sıyla, yetenekleriyle ve çalışma azmindeki titizliğiyle anılmaktı. Ancak ne zaman bu yönlerinden bahsetse, “Güzelsiniz diyorlardı ona, hem de çok güzel!”. Giysilerini kusursuz bir şıklıkla üzerinde taşır, oldukça sade giyinir; elbiselerinde en çok sihayı tercih ederdi. Aşırı süsten kaçınır, yüzünün masum ifadesini bozmayacak hafif makyajı benimserdi. Yetmişi aşkın yaşına rağmen yüreğinde hassas ruhlu ve sevgi dolu küçük bir kız yaşardı. Acaba onu Hollywood Sineması’nda efsane bir aktris yapan bu çocuksu masumiyeti miydi? Zarif ve alçak gönüllü hâlini ömrünün sonuna kadar sürdüren sanatçı, kolon kanserine yakalandığı sırada bile iyimserliğini ve sevgi dolu tebessümünü yitirmedi. Hastalığından medyanın, hatta en yakınlarının bile haberi yoktu. Kimseyi hastalığıyla üzmek istememişti. Hayatı daima Allah’ın bağışladığı en büyük ödül olarak gören işte bu güzeller güzeli kadın Audrey Hepburn ’du. Son r...